D2 ve TÜRSAB Belgeli Turizm Taşımacıları Korsan Değildir!
TURSED (Turizm Ulaştırma ve Seyahat Acenteleri Derneği) Basın Açıklaması
Son günlerde İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı Sayın İsmet Dalcı tarafından yapılan açıklamalarda, D2 Yetki Belgeli ve TÜRSAB belgeli turizm taşımacılığı faaliyetlerinin “sözde turizm taşımacılığı” ve “korsan taşımacılık” ifadeleriyle anılması sektörümüzde büyük bir üzüntü ve şaşkınlık yaratmıştır.
Turizm taşımacılığı sektörünü temsil eden bir dernek olarak, kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve sektörümüzün itibarını korumak adına bu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuştur.
Öncelikle bilinmelidir ki; D2 Yetki Belgesi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen resmi bir yetki belgesidir. TÜRSAB A Grubu Seyahat Acentesi Belgesi ise Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın denetim ve gözetimi altında faaliyet gösteren seyahat acentelerine verilen resmi bir işletme belgesidir.
Dolayısıyla D2 Yetki Belgeli ve TÜRSAB belgeli işletmelere yönelik olarak “korsan taşımacılık” veya “sözde turizm taşımacılığı” şeklinde genelleyici ifadeler kullanılması yalnızca binlerce turizm taşımacısını değil, aynı zamanda bu belgeleri veren devlet kurumlarının oluşturduğu mevzuat sistemini de tartışmalı hale getirmektedir.
Turizm taşımacılığı yapmak isteyen bir işletme, sanıldığı gibi birkaç araç alıp yola çıkamaz. Bir turizm taşımacısı;
• Şirket kurmak,
• Belirli şartları sağlayan iş yeri açmak,
• TÜRSAB A Grubu Seyahat Acentesi Belgesi almak,
• D2 Yetki Belgesi almak,
• Yol Güzergâh Belgelerini tamamlamak,
• Mesleki yeterlilik belgelerine sahip sürücüler çalıştırmak,
• Vergi, SGK ve diğer tüm yasal yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır.
Ayrıca D2 Yetki Belgeli firmalar, gerçekleştirdikleri taşımaları Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın U-ETDS sistemi üzerinden elektronik ortamda bildirmektedir. Taşınan yolcuların isimleri, yolcu sayıları, güzergâh bilgileri ve taşıma kayıtları devlet denetimine açık şekilde sistemde kayıt altına alınmaktadır.
Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına belirtmek isteriz ki; D2 Yetki Belgeli ve TÜRSAB Belgeli bir turizm taşımacılığı firması kurmak, iddia edildiği gibi kolay bir süreç değildir.
Bir firmanın D2 Yetki Belgesi alabilmesi için en az 75 koltuk kapasitesine sahip araç filosuna sahip olması gerekmektedir. Bu da günümüz şartlarında en az 8 adet ticari yolcu taşımacılığına uygun VIP araç anlamına gelmektedir.
2026 yılı itibarıyla turizm taşımacılığı standartlarına uygun bir aracın satın alma, projelendirme ve iç dizayn maliyeti ortalama 3 ila 4 milyon TL arasında değişmektedir. Sadece asgari araç yatırımının maliyeti yaklaşık 24 ila 32 milyon TL seviyelerindedir.
Bunun yanında;
• TÜRSAB belge giderleri,
• D2 Yetki Belgesi giderleri,
• Ofis ve personel maliyetleri,
• Sigortalar, vergiler ve harçlar,
• SRC, Psikoteknik ve Şoför Kartı giderleri,
• Yol Güzergâh Belgeleri,
• Şirket işletme giderleri,
gibi çok sayıda zorunlu maliyet bulunmaktadır.
Özetle, yasal turizm taşımacılığı yapabilmek için günümüz ekonomik şartlarında yaklaşık 25 ila 35 milyon TL arasında yatırım ve ciddi bir kurumsal altyapı gerekmektedir.
Milyonlarca liralık yatırım yaparak, devletin verdiği tüm yetki belgelerini alarak ve sürekli denetlenen bir sistem içerisinde faaliyet gösteren turizm taşımacılarının “korsan” olarak nitelendirilmesi gerçeklerle bağdaşmamaktadır.
Burada dikkat çekmek istediğimiz bir diğer konu ise kamuoyunda uzun yıllardır tartışılan taksi hizmetleriyle ilgili olumsuz algıdır.
Bugün gerek ulusal basında gerekse uluslararası platformlarda İstanbul taksicileriyle ilgili yaşanan sorunlar sık sık gündeme gelmektedir. Turist seçme, kısa mesafe almama, yüksek ücret talepleri, taksimetre anlaşmazlıkları ve turist mağduriyetleri gibi konular yıllardır kamuoyunun ve sosyal medyanın gündemindedir.
Dünyanın dört bir yanından gelen turistlerin paylaşımlarında ve değerlendirmelerinde bu olumsuz örneklere sıklıkla rastlanmaktadır. Bu durum yalnızca İstanbul'un değil, ülkemizin turizm imajına da zarar vermektedir.
Bu nedenle İstanbul Taksiciler Esnaf Odası'nın öncelikle kendi sektörünün itibarını yükseltmeye, turist memnuniyetini artırmaya ve yıllardır kamuoyunda oluşan olumsuz algıyı ortadan kaldırmaya odaklanmasının daha doğru olacağı kanaatindeyiz.
Turizm taşımacıları ile taksiciliği birbirine karıştırmak doğru değildir. Turizm taşımacılığı önceden planlanan rezervasyonlarla, sözleşmeli hizmetlerle ve yüksek maliyetlerle yürütülen farklı bir faaliyet alanıdır. Bizlerin taksi gibi çalışması ekonomik olarak da operasyonel olarak da mümkün değildir.
Bizler turizm taşımacıları olarak ülkemize gelen misafirleri havalimanlarından, otellerden, kongrelerden, fuarlardan ve turistik destinasyonlardan güvenli şekilde taşıyan, ülkemizin vitrini konumunda olan bir sektörüz.
Sektörümüzü hedef alan açıklamalarla gündem oluşturmak yerine, ülke turizmine zarar veren gerçek sorunların çözümüne odaklanılması gerektiğine inanıyoruz.
Elbette yasa dışı faaliyet gösteren kişiler varsa bunların tespit edilmesi ve cezalandırılması devletimizin ilgili kurumlarının görevidir. Ancak birkaç münferit olay üzerinden tüm turizm taşımacılığı sektörünü hedef göstermek, binlerce işletmeyi ve çalışanı zan altında bırakmak kabul edilemez.
TURSED olarak bugüne kadar yaşanan polemiklere cevap vermemeyi tercih ettik. Ancak sektörümüzün itibarı, üyelerimizin emeği ve devletimizin verdiği resmi yetki belgelerinin kamuoyu önünde değersizleştirilmeye çalışılması karşısında sessiz kalmamız mümkün değildir.
Bu kapsamda konu hakkında TÜRSAB, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarla görüşmeler gerçekleştirilecek, gerekli değerlendirmeler yapılacak ve sektörümüzün hak ve menfaatlerinin korunması adına hukuki dahil olmak üzere tüm yasal haklarımız kullanılacaktır.
Turizm taşımacıları bu ülkenin turizmine hizmet eden, milyonlarca turistin ilk karşılaştığı sektörlerden biridir. Bizler ülkemizin tanıtımına, ekonomisine, istihdamına ve turizm gelirlerine katkı sunmaya devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TURSED – Turizm Ulaştırma ve Seyahat Acenteleri Derneği
Mehmetzeki Berke
Yönetim Kurulu Başkanı